-Nasıl Zengin Oldum?
Bir gazeteci, ülkenin en zenginlerinden, 65 yaşlarında bir işadamıyla röportaj yapmaktadır. Sorar:
- Efendim, bize bugünlere nasıl geldiğinizi, bu serveti nasıl oluşturduğunuzu anlatır mısınız?
- Zevkle... 1920lerin sonuydu. 1. Dünya Savaşının etkileri yeni yeni siliniyordu, benimse cebimde birkaç sentten başka bir şey yoktu. Cebimdeki 5 sentimle, bir elma aldım. Akşama kadar onu parlatıp, 10 sente sattım. O gece sabahı zor ettim. Ertesi sabah, 10 sentimle 2 elma aldım ve onları da sattım. Böyle çalışarak, bir ay sonunda, 10 dolardan fazla para kazanmış oldum. Ertesin ayın başında, karımın halası öldü ve bize 20 milyon dolar miras bıraktı...
Arama sonucunda 4 adet mesaj bulundu
-Nasıl Zengin Oldum? - Cuma Nis. 23, 2010 1:41 pm
İDDİA KAZANAN YÜZBAŞI - Cuma Nis. 23, 2010 1:35 pm
51. piyade alayında
yuzbaşı jack diye bir subay varmış. Bu alayda bütün herkes bu yzb'dan
illallah
demiş. Çünkü her girdiği iddiayı kazanıyormuş. Alay komutanı
sonunda
dayanamayıp yzb. jackin tayini ni çıkarmayı başarmış. Ve bizim
yzb. 61. piyade
alayına tayini çıkmış. 51. piyade alay komutanı, 61. piyade
alay komutanına
telefon ederek yüzbaşı için 'aman bu adama dikkat edin
sakın kimseyle iddiaya
girmesin. Aka kara der iddiayi yinede kazanır' diye uyarıda
bulunmuş.
61. piyade
alay komutanı olurmu canım öyle şey diyip telefonu
kapatmış. Neyse bizim yzb.
61. piyade alayına gelmiş ve alay komutanın
karşına geçerek komutanım ben
geldim' demiş. Alay komutanı:
- Sen
misin şu meşhur yzb. jack derken, yzb. alay
komutanına
- a a komutanım
beni hatırladınız mı, demiş
- hayır
hatırlamadım
- olurmu
komutanım vietnam savaşında beraber mevzide idik siz
o zaman yarbaydınız
bende daha teğmendim.
- yok canım ben o savaşa
katılmadım
- aa
komutanım ben adım gibi hatırlıyorum sizin
kıçınıza şaraplen
parçası gelmişti. Kesin onun yara izide kalmıştır.
- olurmu canım sen
manyakmısın ben ne o savaşa katıldım ne de
kıçımda şaraplen
yarası var.
- komutanım 100$ iddiasina girerim ki sizin
kıçınızda
şaraplen yarası var demiş ve 100$ iddiasına girilmiş. Alay
komutanı indirmiş
pantalonu ve yaranın olmadığını göstermiş. yzb:
- ah
komutanım
çok özür dilerim. yanılmışım buyurun 100$ ınızı demış
ve 100$ i
vermiş.
61. piyade alay komutanı sevine sevine 51. piyade alay
komutanını
telefonla arayarak
- he he bu muydu her iddiayı kazanan adam.
- ne
oldu ki
-
iddiaya girdim ve kazandım
- sakin ona kıçımı gösterdim deme!
-
nereden anladın kıçımı gösterdiğimi
- ulan senin allah belanı versin
allah seni kahretsin o adam senin kıçını görmek için bütün alayla iddiaya girmişti
Göz renginde güneşin etkisi - Cuma Nis. 23, 2010 1:29 pm
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Ş. Arslan, güneşin etkisinin daha az olduğu kuzey ülkelerinde yaşayanların gözlerinin daha güzel olduğunu söyledi.
Türk Oftalmoloji Derneği'nin (TOD) 43'üncü Ulusal Kongresi dolayısıyla Antalya'da bulunan Prof. Dr. Arslan, gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, beş duyusu arasında insanı dışa en çok bağlayan, dış ortamla ilişkisini en aktif şekilde kuran organın göz olduğunu kaydetti.
Bir foto muhabirinin görmesiyle, bu konuda eğitim almamış aynı sağlıklı gözlere sahip bir başkasının görmesinin farklı olacağına işaret eden Prof. Dr. Arslan, ''Görme kişiye göre değişen, bilgi ve tecrübeyle başka anlam kazanabilen bir duyu. Bir sanatçının, mühendisin gözüyle ve kırlarda yaşayan bir insanın gözüyle görmek çok farklıdır. Bilinç görmeye çok etki eder. Herkes kendi haletiruhiyesi içerisinde farklı şeyler görebilir'' dedi.
Canlılar arasında en güzel gözlülerin, eşekler, domuzlar ve ceylanlar olduğuna da işaret eden Prof. Dr. Arslan, sağlıklı olması koşuluyla her renk insan gözünün de çok güzel olduğunu vurguladı.
Kuzey yarım kürede güneş fazla etkili olmadığından, bu bölgelerde yaşayanların gözlerinin daha açık renkli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Arslan, şöyle devam etti:
''Kuzeyde güneş fazla olmadığı için gözler açıktır, kısık değildir, korunmamıştır, güneş ve rüzgardan korunma güdüsündeki Afrikalılar kadar... Japon ve Çinliler, sert hava şartlarından korunmak amacıyla gözlerini kısarlar ve gözler çukura kaçırılır, kaşlar öne çıkar, gözler küçültülür, kapaklar gözü daha çok örter. Ilıman kuşaklarda, özellikle Avrupa'da gözler daha çok öne çıkar. Güneşin etkisinin daha az olduğu kuzey ülkelerinde yaşayanların gözleri daha güzel oluyor. Kuzey yarım kürede güneş fazla olmadığından gözler açıktır, mavi, yeşil oranı daha çoktur. Buralarda gözler daha öne çıkar. Daha güzel gözlü olarak düşünülürler. İsveç, Norveç, Almanya gibi ülkelerde yaşayanların gözlerinin kendine has özellikleri vardır ama sağlıklı göz, en güzel gözdür.''
-ÇEKİK GÖZLER-
TOD Genel Başkanı ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevbahar Gülçelik de gözün duyguları en çok anlatan bir organ olduğunu, kalbe giden yolun gözden geçtiğini ifade etti.
Karşı cinsler arasında her şeyin bir bakışla başladığına işaret eden Prof. Dr. Tamçelik, şunları kaydetti:
''Gözün güzelliğinden öte, gözün bakışı, anlamıdır önemli olan. Güzel gözlü, yeşil gözlü bir kişi anlamlı bakmazsa bir şey ifade etmez. O zaman o göz güzel değildir. Çekik gözde bir anlam bulamıyorum ama bundan anlam çıkaranlar da olabilir. Çekik gözler hep aynı bakıyor gibi geliyor bana.''


